Kaldırımda bir buluntu
Emir okuldan eve dönüyordu. Kaldırımda kahverengi bir şey duruyordu: bir cüzdan! Emir cüzdanı aldı ve içine baktı. İçinde kâğıt paralar, birkaç bozuk para ve yaşlı bir adamın fotoğrafı olan bir kimlik vardı.
Emir etrafına baktı. Kimse yoktu.
İki düşünce
„Bu parayla yeni futbol formasını alabilirim“ diye düşündü Emir. Ama sonra aklına başka bir düşünce geldi: „Adam cüzdanını mutlaka arıyordur. Belki o paraya yemek ya da ilaç için ihtiyacı var.“
Emir biliyordu: Dürüst olmak doğrudur – kimse görmese bile.
Sürpriz
Eve gelince Emir her şeyi babasına anlattı. Birlikte kimliğe baktılar: Adam sadece iki sokak ötede oturuyordu. Oraya gidip zili çaldılar.
Adam cüzdanı görünce neredeyse ağlayacaktı. „Bütün gün onu aradım! Teşekkür ederim evladım – çok dürüst bir kalbin var.“ Emir içi ısınmış bir şekilde eve döndü. Bu, her formadan daha güzeldi.
Biraz düşünelim
- Emir'in yerinde sen ne yapardın?
- Kimse görmese bile dürüst olmak neden önemlidir?
- Değerli bir şey bulursan kime haber verebilirsin? (Anne baba, öğretmen, kayıp eşya bürosu)
